Ailemle geçtiğimiz hafta Londra'daydık, Arzu Berke ve Nil orada yaşıyorlar ve biz onları ziyarete gittik, çok güzel bir tatildi, Londra'yı çok sevdim ve hiç dönmek istemedim. Nil'le birlikte vakit geçirmek, yeni bir şehirde yeni şeyler görmeği çok sevdim. Esin, Murat ve Kerem'in tatilimizin son günlerinde biz yaptığı harika sürprizi ve onlarla Londra'da buluşmak annemin onları görünce attığı çığlıkta unutulmayacak anılarım arasında kalacağına emin. Gelelim yaptıklarıma; altı katlı bir oyuncakçı hiç görmemiştim daha önce Hamley's adlı bu mağazada aradığınız her oyuncağı bulmanız mümkün ve çalışanlar da çocuktan farksız oyuncaklarla oynayıp tanıtımını yaparken çocuklarla eğleniyorlar, anneme söyledim kesinlikle büyünce ya orada çalışacağım yada Natural History Museum'da oraya da bir o kadar hayran kaldım. Dünyanın oluşumunun nasıl olduğunu görebilmek, Dinazor'ları bu kadar yakından incelemek harikaydı. Kısacası ben bu tatilimi hiç unutmayacağım. Annemi de hiç üzmedim hep uyum sağladım, nereye gitsek bende onlarla gezdim. Yemek alışkanlıkları bana göre biraz et üzerine de olsa annemin kuvvetli olman ve gezmek için güç toplamam gerektiğini söylemesi üzerine tavuk bile yedim :) London Aquarium'daki (Sea Life) köpek balıklarına, su kaplumbağalarına, daha önce varlığından bir haber olduğum denizde yaşayan canlıları da çok beğendim. Benim Londra maceralarım anlatmakla bitmez. Annem "Bir zamanlar üstünde güneş batmayan ülke" diye tanımlanan Büyük Britanya'nın başkenti Londra'yı herkes görmeli diyor. Bende ona katılıyorum, çocuklu aileler yanınıza mutlaka almanız gereken tek şey bebek arabası, gezilmesi gereken başlıca yerler ise;
London Zoo
Natural History Museum
Disneys (oyuncakçıları)
Hamley's
Sea Life Aquarium
Harrod's (merak etmeyin çocuk katında o kadar oyuncak ve oynayacak oyuncak var ki almak istemek bile çocuklarınız aklına gelmeyecek..ama ne yazık ki
pahallı bir yer)
Hyde Park
Umarım sizde bu şehri görürsünüz,
Sevgiler.
Arzu'cum Nil ve Defne'nin fotoğraflarına bayıldım..hemen çerçeveleteceğim..
YanıtlaSilsevgiler