Defne hakkında;

Fotoğrafım
Defne 23.05.2006 da dünyaya gelmiş tam bir bahar çocuğudur, neşeli, keyifli ve cıvıl cıvıl, annesi gibi konuşkan, babası gibi araştırmacı, dedesi gibi sorgucu, anneannesi gibi yüreğine sevdiklerini sığdırmayı başaran, babaannesi gibi zarif ve narin, dayısı gibi ailesine bağlı bir kuzu kapamadır :) annesi ona en çok Kalbim, kuzum, kuzu külbastım, babası Aşkım, dayısı ise toştoşum - mankenim-fıstığım der...Kısaca Defne ailemizin baharı, neşesidir.

28 Eylül 2011

Ice Statıon Antarctıca



250 yıldan uzun bir süredir doğal hayatla ilgili bilgiler üreten ve paylaşan İngiltere’nin dünya çapında en önemli ziyaret merkezinden biri olan Natural History Museum’un “ICE STATION ANTARCTICA” sergisi, bu yıl 23 Eylül’de ilk kez İstanbul’a geliyor!
İstanbul, Güney kutbuna ayak basılışının 100. yılında anlamlı bir sergiye sahipliği yapıyor.

 
Norveçli bilim adamı Roald Amundsen’in 19 Ekim 1911 günü başladığı Güney Kutbu’na erişim yolculuğu, çok zor doğa şartlarına rağmen 14 Aralık 1911’de kutup noktasına varması ile insanoğlunu yeni bir dönemle tanıştırdı. 100 yıl boyunca çok sayıda bilimsel araştırmanın merkezi olan Antarktika, dünyanın geleceğine ışık tutuyor…
Hiçbir ülkeye ait olmayan, sadece barışçıl amaçlı bilimsel araştırmalar ve işbirlikleri için kullanılan Antarktika’da yapılan dünyanın geleceğine ilişkin araştırmalar, eğitici ve eğlendirici “Ice Station Antarctica” sergisi ile İstanbul’a geliyor.
Antarktika’nın gizemli doğasını yaşatan, çocuklara ve gençlere aileleri birlikte yeni bir keşif alanı sunan sergi, 23 Eylül 2011’de Esenyurt - Bahçeşehir Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde açılıyor…
Antarktika’daki yaşam ve bilim konularına ışık tutan Natural History Museum’ın hazırladığı Ice Station Antarctica’yı, genç kuşağı bilgilendirirken eğlendiren etkinliklerle tanınan ve daha önce “Dinozorlara Yolculuk” sergisini İstanbul’a getiren ve 100 binin üzerinde genç ziyaretçileri ile buluşturan Istanbul Exhibitions Türkiye’ye getiriyor.
Istanbul Exhibitions Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Balcı; dünyamızın geleceğine ilişkin çok önemli ipuçları içeren, iklim değişikliklerine yönelik çarpıcı bulguları gözler önüne seren, Antarktika’daki bilimsel araştırmaların nasıl yapıldığını anlatan ve oradaki doğa koşulları hakkında bilgi veren sergiyi İstanbul’a getiriyor olmaktan son derece mutluyuz. Çocukların ve gençlerin ilgisini Antarktika’daki bilimsel araştırmalara çekerek, farkındalık yaratmayı amaçlıyoruz dedi…
Doğa bilinci ve çevre duyarlılığının gelişmesine bağlı olan dünyamızın geleceğini ailecek keşfetmek için Ice Station Antarctica’yı mutlaka ziyaret etmelisiniz…
Antarktika’nın gizemli doğasını yaşatan, çocuklara ve gençlere aileleri birlikte yeni bir keşif alanı sunan sergi; 23 Eylül 2011- 2 Ocak 2012 tarihleri arasında Esenyurt - Bahçeşehir Akbatı Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nde 650 metrekarelik alanda sunulacak.
Umarım gitme şansımız olur, küçük büyük hepimizin çok keyif alacağını düşünüyorum.
Sevgiler

25 Eylül 2011

SÜTLAÇ

Defne okuldan eskisi gibi geç gelmeyecek artık okuldan geldikten sonra da küçük bir ara öğün vermek gerekiyor o sebeple sütlaç yaptım sizlerle de paylaşmak istedim..
Malzemeler:
1 litre süt
1 çay bardağı pirinç
1 bardak su
2 bardak toz şeker
2 tatlı kaşığı nişasta
Tarçın

Hazırlanışı:
Bir bardak suyun içinde 1 çay bardağı pirinç haşlanır, ayrı yerde 1 litre süt de ısınmaya başlar pirinçler pişince süte ilave edilip iyice kaynatılır tenceredeki sütten alıp nişastayı ayrı bir ve kıvam altıktan sonra kaynamakta olan süte ilave edilir sonra şeker ilave edilir biraz daha kaynatılarak, kaselere koyulur.

Afiyet olsun


23 Eylül 2011

ŞİMDİ OKULLU OLDUK

Defne’nin okulu 19 eylül de açıldı, 17 eylülde öğretmeni ile tanıştı ve güzel bir tanışma partisine katıldı, pazartesi de kahvaltıydı, ne giyecekti, trafikti derken bir baktık ki okulun önündeyiz..Defne bir hatıra fotoğrafı çekelim dedim ama bir baktım ki, Defne acayip gergin ve tedirgin, okulun pedagog’un yazdığı bir yazıyı okumuştum, akşamdan Defne ile konuşup sakinleşmesini sağlamıştım, eski okuluna da çok düşkün bir çocuk olduğundan çok sorun yaşayacağını da düşünmemiştim ama iyi ki akşam konuşmuşum baktım olay duygusallığa doğru gidiyor hemen kendi okul günlerimi ve yaşadığım güzel anıları ilk arkadaşlarımla nasıl tanıştığımı babamın nasihatlerini anlattım, sonra sakinleştik ve uyuduk. Sabah Defne'deki o huzursuz hali görünce korktum ama görmemezlikten geldim çünkü eğer ben kucağıma alsam ne oldu kuzum desem yaşlar sel olacak ve daha dramtik bir son olacaktı, bir iki fotoğraf çektim ve okula girdik, öğretmeni Defne’yi çok güzel karşıladı, neyse ki sakinleşti. Bir haftayı altlattık bakalım önümüzdeki günler neler gösterecek bize, tüm miniklere, ağabeylere, ablalara başarı dolu bir yıl diliyorum..

Sevgiler
zoraki gülücük  

Defne'yi tanıyanlar surattaki gerginliği fark etmiştir hemen!!  
bu fotoğraf cumartesi parti gününden en sevdiği kıyafet ve taçını takıp gitti okula tacımız Ceren ablamızdan hediye Defne için çok Değerli ve anlamlı umarım eğitim hayatı da Ceren ablası başarılarla dolu geçer

18 Eylül 2011

Mercimekli Bulgur Pilavı

Tarifimiz Hatay mutfağından, son derece lezzetli ve besleyici. Sizlere de yapmanızı tavsiye ederim, Defne her zaman sade pilavı tercih etse de Mercimekli Bulgur pilavını da her zaman severek yer. Umarım sizler ve çocuklarınızda bu tarifi severler
Malzemeler
2 bardak Bulgur
1 bardak Yeşil Mercimek
Bir adet büyük soğan
Yarım çay bardağı sıvı yağ
Yarım çağ bardağı zeytinyağı
Tuz
Su

Hazırlanışı
1 bardak yeşil mercimek 3 bardak tuzlu suda haşlanır, (mercimekler çok pişirilmemesi tavsiyemdir) çünkü bulgurla da birlikte pişemeye devam edeceklerdir.  Mercimekler piştikten sonra süzülür, 4,5 bardak kaynamış suya tuz, 2 bardak bulgur ve haşlanmış mercimekler ilave edilir. Pilavımız suyunu çekene kadar pişmeye devam ederken, soğanlar ince ince ay ay kesilir, yağ renkleri hafif dönene kadar iyice kavrulur. Pilavımız piştikten sonra soğanlı karışırım yağı ile birlikte pilava eklenir ve karıştırılır. Bir müddet demlendikten sonra servise hazır hale gelir.

Afiyet olsun 

16 Eylül 2011

DEFNE EVDEYKEN



Birçok hazırlık öğrencisinin okulları bu hafta açıldı, herkesin eğitim ve öğretim yılının başarılı ve güzel geçmesini dileriz, bizim okulumuz ise 19 eylülde açılacak neden böyle bir şey yapıldı bilemem ama okulumuz bu konuda bir faklılık gösterdi (umarım her konuda farklılık göstermez!!). Bir aydır Defne evde; evde olmamasına o kadar çok alışmışım ki, anne olarak benim bile sistemim kaydı. Doğal olarak Defne’nin de tüm düzeni bozuldu. Keyif kısmına gelince keyif kısmı Defne açısından harika; geç kalkılıyor – dilediği kahvaltıyı seçiyor – tüm gün tv seyrediyor – çok sıkılınca bilgisayar başında oyun oynuyor – parkta gereksiz her türlü şeyi bakıcıya aldırmaya çalışıyor – geç yatıyor vs. vs. Geçen akşam eve bir gittim elde ve ayakta kırmızı ojeler!!! Salonun tüm koltuklarında bebekler, banyo saatine kadar izin verdim ve sonra silindi ojeler, yemek yerken artık ne kadar sert bir ifade kullanmışsam, sen hiç böyle yapmazdın diye dudaklarını düşürerek ne yaptım ki neden kızgınsın anne bu karar diye sorudu kuzucum;  durumu son kez izah ettim. Neyse ki ağlama faslı olmadı galiba beni anladı. Ablamızı da uyardık, o da bir hizaya sokacak, ablamızda çok yeni ne Defne’nin onu yanlış anlamasını istiyorum ne ablamızın beni yanlış anlamasını istiyorum, iki arada kaldım ama yaklaşık bir ay önce umarım ev Defne’yi bozmaz demiştim ya, ne kadar haklı olduğumu anladım. Meğer okul ne kadar derleyip topluyormuş, ne kadar düzene sokuyormuş, yuvadan çekinen ve çalışan anneler yuvanın ne kadar büyük bir nimet olduğunu unutmayın. Neyse şu birkaç günü atlattık mı, okullar açılacak umarım yeni okulumuzu severiz ve eski düzenimizi aramayız.
Tamam tamam kızmayın durumu Defne açısından da düşünüp onunda keyif yapmaya yan gelip yatmaya muzurluk yapmaya evi dağıtmaya ihtiyacı olduğunu biliyorum zaten o yüzden hep anlayış içindeydim ama yoruldum. Bana bir ay yetti, günde en az 4-5 defa konuşuyoruz her görüşme ayrı bir istek ayrı bir masraf tabii yapılan yemeği beğenmemekten tutun da, tv de gördüğü bir oyuncağın siparişine göre ucu bucağı belli olmayan istekler bunlar. Ben bunlara hiç alışık değilim tabii zor oldu benim için bana da kızmayın yani bende alışmaya çalışıyorum, bundan sonra her yaz böyle olacak bunun da farkındayım. Defne ile ortak bir payda da bulaşacağımızı umuyorum.

 
son iki fotoğraf Emrah ve Gökçe abimizin düğününden kuzucumu şımartaya devam ederek tüm istediklerini yaptım kendi seçtiği kıyafet alındı saçlar topuz ve lüle lüle oldu :) çok keyifliydi anlayacağınız..
Sevgiler

10 Eylül 2011

Philips Airfryer

İlk etkinliğime 2 hafta önce Philips Airfryer’den gelen güzel davet ile katılmış oldum. Etkinliğin teması Osmanlı mutfağı ile ilgiliydi. Usta blog yazarları Philips’e tarifler yollamışlar etkinlik akşamı bu tarifler ve seçilmiş başka yemekler tekrar yapıldı. Ben Denfe sayesinde açtığım ve onun sayesinde bir blogum da olduğu için kızımın en çok sevdiği yemeği yapayım dedim ve annem köftesi yaptım J çok keyifliydi, ilk kez yağ kullanmadan Philips Airfryer ile yemek yapmanın pratikliğini ve rahatlığını keşfettim,  yağ kullanmamak çok hoşuma gitti, çok hızlı ve lezzetli bir sonuçla karşılaşmak tabii beni mest etti.
Önce hep birlikte yemek yaptık daha sonra Philips yetkilileri ve blog yazarları olarak iftar açtık, yaptığımız yemekleri iftar sonrasında teker teker tattık, her gün bloglarını takip ettiğim kişilerle tanışmak kısada olsa hikayelerini dinlemek bana inanılmaz keyif verdi yani anlayacağınız lezzet dolu bir akşamdı benim için .







İşte benim köfteciklerim
Ben ve Philips PR müdürü Burcu hanım

bir porsiyon öykü Zeynep Hanım’dan Elmalı tatlı (airfryer'la tatlı da yapmak mümkün)

Sanal Mutfak Mert Bey’den Peynirli Domates Dolması

İftar sonrası keyifli geçen sohbetler



Philips’e ve Burcu hanıma teşekkürler ve bol bol sevgiler

04 Eylül 2011

Beşamelli Tavuk

 Annem baktı ki beşamel sos yapıyor haydi o zaman sıcağı sıcağına bir kez daha yapayım dedi...bende çok severek yedim..fofoğraftaki taç ise annemin katıldığı bekarlığa veda partisinden bana kalan taç..bayıldım tabii..kafamdan çıkarmıyorum :)

yemeğimizin tarifne geçelim,

Malzemeler:
1 adet haşlanmış tavuk göğsü
2 adet haşlanmış havuç
2 adet haşlanmış patates
200 gr haşlanmış bezelye
bir bardak rendelenmiş kaşar

beşamel sos:
2 çorba kaşığı un
2 çorba kaşığı tereyağ
tuz
2,5 bardak süt

hazırlanışı:
tavuk tuzlu suda haşlanır ve didiklenir :) strese iyi gelen bu işlemi tavsiye etmeye devam edeceğim :) havuç, patates ve bezelyeler de haşlanır, havuk ve sebzeler fırın tepsisine yayıldıktan sonra, un ve yağı kavurup sütü eklediğiniz eğer topak topak olursa korkmadan blenderdan geçireceğiniz sos tavuk ve bezelyelerinizin üsütne yayılır..önceden ısıtılmış fırında 10 dakika kaşarsız pişirilir..daha sonra kaşarı da ekleyip bir 10 dakika daha pişirip servise hazır hale gelir...
Afiyet Olsun



02 Eylül 2011

LAZANYA


Bayramda Defne ile evdeydik,  çok özlemişiz bir birimizi kızımla bol bol oynadık, bayram harçlıkları ile aldığı oyuncaklarla eğlendik, yürüyüşler yaptık, bol bol uyuduk, yemekler yaptık, fotoğraflar çektik ve koca tatili bitirdik… Ne yazık ki yaptığım çoğu yemeği size sunamayacağım neden mi?  anladım ki yemek yapmak çok da zor bir uğraş değil asıl zor olan onu fotoğraflayabilmek..mesela içli köfte yaptım..aman ne eğlendik Defneyle eh çok kolay bir uğraş değil tabii baktım o anları fotoğraflamak zor olacak dedim pişireyim son anda çekerim fotoları… pişirdim, sos yaptım, tabii açlıktan ölüyoruz..domatesli sos yatağında içli köfteler üzerine bir kaşık daha ekledim sostan eşim manzara karşısında öldü bitti..ama çektiğim fotolar rezalet ötesi yemek neye benziyor belli değil…insanın yapası - yiyesi değil rejim yapası gelir.. daha ne örnekler varda anlatmayım L en iyi görsel lazanyada oldu, oda çok başarılı değil ama idare eder en azından..bu bayram acilen bir fotoğraf makinesi almam gerektiğini anladım….siz görsellere bakmayın lezzet şahane J pek mütevaziyimdir de o bakımdan..  
MALZEMER
Kıyma harcı:
300 gr kıyma
2 domates
1 orta boy soğan
Yarım çorba kaşığı biber salçası
Yarım demet maydanoz
Tuz
Karabiber
Beşamel sos
3 çorba kaşığı tereyağı
3 çorba kaşığı un
3 bardak süt
tuz
Bir paket  Barilla La Collezione Lazagne (ön pişirme gerektirmez)
Hazırlanışı:
Öncelikle kıyma harcınızı pişirin ve soğumaya bırakın, daha sonra beşamel sos için un ve yağı kavurun azar azar süt ilave edip bir çay kaşığı tuzu da ilave edip  pişirmeye devam edin..unlar topak topak olmasın diye sürekli karıştırın, no panik eğer elinizde çorbalarınızı pürüzsüz hale getiren blenderiniz varsa içiniz rahat etsin ben öyle yaptım, beşamel sosum gayet başarılı oldu…
Pişirme tepisinize önce lazanyaları yerleştirin, sonra beşamel sos ve kıyma harcınız, bu üçlü işlemi en az 3 kat yapmanızı tavsiye ederim, önceden ısıtılmış fırında 20 dakika pişirmeniz yeterli..


Ps: ilk kez bu tarz bir lazanya yapıyorum tabii diğerlerinin yerini tutmaz ama çok pratik olması çok keyifli..tavsiye ederim
afiyet olsun

sevgiler