Defne hakkında;

Fotoğrafım
Defne 23.05.2006 da dünyaya gelmiş tam bir bahar çocuğudur, neşeli, keyifli ve cıvıl cıvıl, annesi gibi konuşkan, babası gibi araştırmacı, dedesi gibi sorgucu, anneannesi gibi yüreğine sevdiklerini sığdırmayı başaran, babaannesi gibi zarif ve narin, dayısı gibi ailesine bağlı bir kuzu kapamadır :) annesi ona en çok Kalbim, kuzum, kuzu külbastım, babası Aşkım, dayısı ise toştoşum - mankenim-fıstığım der...Kısaca Defne ailemizin baharı, neşesidir.

17 Şubat 2012

BUGÜN 17 ŞUBAT 2012 ve..........


Bir yıl önce biricik babamıza doğum günü kutlaması için açmış olduğumuz Defne’nin anıları ve miss gibi Defne kokan bloğumuzun birinci yaşını kutluyoruz. Dileğimiz yer yıl Defne ile büyüsün bu blog içinde miss gibi anılar ve yaşananlarla şenlensin blogumuzu paylaşanlara neşe versin.
Defne'den babasına da kocaman biraz da utangaç bir doğum günü mesajı; Canım babam doğum günün kutlu olsun, seni çok seviyorum, "işten geç çıkma eve hep erken gel" J

14 Şubat 2012

Valentine's Day

İyi ki bir 14 Şubat günü babanla nişanlanmışım iyi ki sen varsın ve Kalbimin sahibisin, güzel kızım kalbinden sevgi hiç eksik olmasın, sen; babanla benim Kalbimizsin…
Gerçek aşkı bulan içinde sevgi barındıran herkesin bu güzel günü kutlu olsun…



 Sevgi ile kalın..

27 Ocak 2012

Sömestr Tatili

Yarıyıl tatilimiz başladı, yuvaya giderken yaz kış demeden sadece bizim yıllık izinlerimizde tatil yapan Defne’cik ilk kez tatilin tadını çıkaracak. Tatilin iyisi kötüsü olmaz tabii evde dinlenmek Defne’ye iyi gelecek, çok büyük bir programımız yok ama Defne dün akşam keşke sende tatil olsaydın diye hafiften bir dudak büzdü, bakalım ilk günler başarı ile geçiyor gibi, bir anne olarak tabii kızımın karnesini alırken de yanında olmak çok keyif ve gurur verdi bana, onu sınıfta uzun süre seyrettim, arkadaşları ile ilişkileri sınıfa hakimiyeti öğretmenine saygısı nasıl gururlandım anlatamam aldım elime mendilimi sulu gözlü bir anne olarak öptüm de öptüm sevdim de sevdim kızımı.       
Çalışan anne olmak her zaman çok zordur, Defne anaokuluna da giderken seçtiğimiz okulda buna çok dikkat ettik, hiçbir zaman kapının önünden öteye geçemedik, doğum gününde bile kameradan seyrettik, çünkü hep diğer çocukları düşünüp empati yaptık, ama Cuma günü karne telaşına kapılınca iş yerinden de izin alınca lay lay lom gittim bende okula, Defne beni görünce ağzı kulaklarına vardı, çok mutlu oldu ama tabii ben bir baktım bir iki yüz her ne kadar neşeli gibi görünseler de anneleri gelemediğinden yalnızlar bir kötü oldum, bunu ben dahil kimse nasıl düşünmez diye çok üzüldüm, Defne ile ilgilenmekten çok o çocuklarla ilgilendim birlikte fotolar çektik, ailelerine akşam mutsuzlarını anlatmasınlar diye çok fazla çaba gösterdim, çünkü aynı durumda ne ben olmak nede Defne’nin olmasını isterdim, onlara durumun çok normal olduğunu belki bir daha benimde gelemeyeceğimi söyledim, Defne onların yanında sen gelmeseydin ben hiç ağlamazdım diyerek benden koca bir aferin aldı ama arabaya biner binmez anne sen hep gel tamam mı? sen gelmezsen babam gelsin sakın gemlemezlik yapmayın diyerek olaya son noktayı koydu. (babamıza duyurulur)
Tüm çocuklarımızın karnelerini tebrik eder, güzel bir tatil geçirmelerini dileriz ve bir anne olarak hiçbir kuzunun hiçbir şekilde yüzlerinin düşmemesini hep gülmelerini her istediklerinin gerçek olmasını dilerim.
Zeynep ve Defne
Tuna ve Defne
Nil ve Defne
 
Selim, Çağla ve Defne
 Talya ve Defne

Sevgiler

17 Ocak 2012

KARLAR DÜŞÜNCE...


Hasretle ve özlemle kar yağmasını bekledik, bir anne olarak hiç barışamadığımız mikropların bu diyarlardan gitmesi için ben, bir kuzu kapama olan kızım ise karda yuvarlanabilmek için kar yağmasını bekledi. Cumartesi günü tam değimiyle lapa lapa kar yağdı İstanbul da ama şehrin tam göbeğinde oturduğumuz için hemen eridi karlar ne zaman yağacak, ne zaman tutacak kar derken dün İstanbul kara teslim oldu Allahtan Defne okuldan gelmişti, biz büyüklerin ise yaşadığı sefillik zaten tüm televizyonlarda görüldü, neyse sonuçta sağ sağlim eve varmak bile yetti bize.Biz hafta sonu çok güzel geçirdik, üç kuzu kızım bir araya geldiler, Selin ablamız da sağolsun her zaman ki gibi Ecem ve Defne ile çok güzel ilgilendi, Ecem kardeşlerine sürpriz hediyelerle bizi çok mahcup etti. Defne o kadar keyifliydi ki bütün gece şımardı hopladı zıpladı J biz büyükler ise yedik içtik her zaman ki gibi keyf ettik J

gavurdağı salatası

ıspanak kavurma (ama bademli)

patatesli çiğ köfte


közlenmiş peynirli kırmızıbiber dolması




güzel soframız

08 Ocak 2012

Dünyayı Güzelleştirmek İçin Ne Yapardınız?


Kızımın okulundaki ilk sergiye katıldım, Doğa ve biz adlı sergi de doğayı güzelleştirmek için neler yapabileceklerini anlatan bir sergiydi, tabii çok etkilendim, o kadar güzel işler başarmışlar ki sizlerle de paylaşmak istedim, ağaçlara notlar yazmışlar, geri dönüşümü bilinçli bir şekilde öğrenmişler, doğa resimleri çizmişler, robotlar yapmışlar J
ağacın üzerinde kağıttan yapraklara tüm öğrenciler notlar yazmışlar
önce Doğayı daha temiz tutmak için planladıklarını bir resime aktarmışlar
sonra teker teker başlamışlar hayallerini gerçekleştirmeye
kızımın robotu umarım bir gün gerçeği de olur ve güzelim Marmara denizimiz güzelleşir(sudaki çöpleri topalayan robot)

Tabii doğa turuna da çıkmışlar, almışlar dürbünleri, takmışlar şapkaları
o küçücük elleri ve bedenleri ile biz koca koca büyüklerinden daha bilinçli olduklarını göstermişler bu sergide, geriye kalan tek şey sorumluluk bilincini pekiştirmek ehh oda artık bizim görevimiz artık mavi ve siyah poşetlerimize hangi atıkları atacağımızı öğrendik kızım sayesinde
sevgiler

01 Ocak 2012

MUTLU YILLAR




Eski yıl sona ererken bu yıl yaşadığınız tüm güzellikleri, mutlulukları, yeni yıla taşımanızı bu yıl hep gülmenizi sevgi ve barış içinde yaşamanızı dileriz.  

Sevgiler

25 Aralık 2011

Heidi, Heidi :) Deine Welt sind die Berge (Senin dünyan dağlardır)

Defne 2.5 yaşında Selin ve Ecem ablası sayesinde tiyatro ile buluştu. Acaba sever mi? korkar mı diye düşünürken bir baktık ki Defne gözlerini koca koca açmış sahneyi heyecanla seyrediyor, ama en çok Mutlu Prens adlı eserde çok şaşırmıştık. Tam oyun bitti sahne kapandı, Defne bağırıyor Perde kapanmasın diye J bizim tiyatro tercihimiz Süreyya opera sahnesi bazen müzikallerde oluyor, çocuklara hem müziği operayı ve tabii tiyatroyu ucundan da olsa sevdirmeyi hedeflemişler. Çoğunlukla klasik oyunlar sergileniyor oz büyücüsü ve Bremen mızıkacıları başlıca tavsiye ettiğim eserler.
Tabii biz Defne çok küçükken izlediğimiz klasik eserleri tekrar da izleyebiliyoruz her yaşın oyundan aldığı keyif başka oluyor.  Bu hafta 3 kızımızı alıp gittik Heidi’yi izledik çok keyif aldılar. Benim çocukluğum çizgi filmi Heidi J Defne’ye hamileyken ismini Heidi koysam mı diye düşündüğüm olmuştur. Hayrettir neden bilmem daha sinemalara gelmedi Heidi umarımda gelmez son teknoloji 3 boyutluda seyretmek istemem açıkçası benim için seslendiren bile önemli yıllarca Sibel Gürgülü’nün sesiyle tanıdım ben o şirin kızı çünkü JSizde tavsiye ederim.



Bu arada şarkı sözlerinin tercümesini bilmeyenler için çok güzel sözleri vardır :)

Holadio, holadio 

Heidi, Heidi
-Heidi, Heidi                                   
Deine Welt sind die Berge
-Senin dünyan dağlardır
Heidi, Heidi
-Heidi, Heidi
Denn hier oben bist Du zu Haus'
-Yukarılarda evindesin
Dunkle Tannen
-Kara çamlar
Grüne Wiesen im Sonnenschein
-Güneş açtığında yeşil çimenler
Heidi, Heidi
-Heidi, Heidi
Brauchst Du zum Glücklichsein
-Mutlu biri olmalısın

Heidi, Heidi
-Heidi Heidi
Komm nach Haus
-Eve gel
Find' Dein Glück
-Mutluluğu bul
Komm doch wieder zurück
-Ama tekrar geri gel
Fiyatı duyunca da şaşıracaksınız 8 lira J emeğe saygım sonsuz bu işlerin kolay olmadığını biliyorum ama geçen gün gittiğim başka bir tiyatroda büyük baba ve büyük annenin torunlarını tiyatroya getirdiğini gördüm, perde açıldı ve bir palyaço çıktı sahneye küçük kız ağlamaya başladı, durmuyor yazık baktılar susmayacak insanlarda rahatsız oluyorlar, aldılar torunlarını çıktılar, aklımdan ilk geçen gitti 60 liraları oldu!! yazık bir saatlik çocuk oyununa da kişi başı 20 lira vermek de herkesin harcı değil, o yüzden sürraya sahnesinde biletler satışa çıkar çıkmaz adeta kapışılıyor bunu da söyleyeyim de sonra bana kızmayın.



Sevgiler

16 Aralık 2011

Defne Büyürken...


Defne bu aralar yine yeni bir sendroma girdi; başlığımız kısaca kaygı ve korku her sohbette konu bir şekilde korku veya kaygıya kayıyor yaptığımız sohbetleri süzgeçten geçirmeden konuşamaz oldum. Hastayım bile demeye korkar oldum, en çok baba ve anneye kaygı var, okulda her öğrendiği şeyi zevkle anlatan çocuk şimdi öğrendiklerini korku ile anlatıyor ki doğanın kirlenmesi ile köpek balıklarının ölmesini yaptığı tuvalette bağlayan ve o atıkların köpek balıklarının ölmesi ile sonuçlandıran,  arabada radyoda dinlerken kısa haber arasında avukatlar göz altına alındı diye duyunca dedeme bir şey olacak mı diye kaygılanan, bir arkadaşımız asansörde kalınca bir daha asansöre binmek istemeyen, anne babasından bir dakika ayrılmak istemeyen, içimden sürekli ağlamak geliyor diyen bir çocuk düşünün! Resmen evde şaklaban modundayım bakıcımıza 10 dakika geç geleceğim diye haber verdim tabii Defne de bunu duymuş eve geldiğimde ağlamaklı mutsuz bir haldeydi keyfini yerine getirmek için çaba gösterdim. Zaten işten gelmişsin yorgunsun tabii bunu gel de Defne’ye anlat anlatmak yerine keyfini yerine getirmeyi  tercih ettim tabii….
Defne zaten bu aralar her şey takmış durumda bir bunalmış ki sormayın geçti karşıma; Nedir bu kıştan çektiğimiz anne; okula gidilir-hava erkenden hava karır- çocuklar hep hastalanır-parka gidilmez-yürüyüş yapılmaz-kalın giyinir-avm de gezilir ki bu en nefret ettiğim şeydir- İstanbul da yaşarsan kar da yağmaz ee yağsa tutmaz tutsa erir erirse trafik ve çamurdan sokağa çıkılmaz – çilek bulunmaz- domates yenmez-havuza girilmez diye kışı çekiştirdi bana ee annede kıştan pek haz almayınca; o bir şey söyledi ben iki şey söyledim birlikte kış ne kötü vah vah off off diye söylendik durdurduk kızımla..peki dedim güzel olan hiç mi bir şey yok kış hakkında başladım lafı değiştirmeye mısır patlatıp koltukta keyif yapmak birinci sıraya oturdu hemen; sonra en çok kışın ev gezmeleri oluyor dedik sevdiğimiz arkadaşlarımıza gitmek bize çok keyif verir dedik, sonra ilk yağmurda parka gidip ayaklarımızla su birikintilerine basmaya söz verdik, kar yağınca da kardan adam yapıp burnuna havuç takacağız J son olarak ilk kez yeni yıl ağacı yaptık, çünkü bir tek kışın yeni yıl ağacı yapılabilirdi, neyse şimdi keyfimiz daha iyi buda bir süreç geçecek biliyorum ama Defne bir hamur ve ben bir heykeltıraşım gibi geliyor bazen istediğin gibi şekil vereceğin bir hamur hem de umarım sonuçta hayırlı bir evlat büyütürüm. Bıkmadan usanmadan anlatıyorum konuşuyorum sevgi ile büyütmeye çalışıyorum bazen yorulup bazen de keyifle seyrediyorum kızımı Allah evlatlarımızı bize bağışlasın..son olarak başta rahmetli annem olmak üzere tüm annelerin emeklerine kocaman HELAL OLSUN diyeceğim…ne zor bir işmiş meğer ne çok emek gerekiyormuş ki benden daha deneyimli tüm anneler bunlar daha başlangıç en kolay zamanları diyince tüylerim ürperiyor yemin ederim..

Herkese kocaman sevgiler..bu aralar Defne ile ilgilenmekten bloğumuzla ilgilenemedik..oysa her hafta bir proje yapıyoruz ödevlerimiz renkli çeşit çeşit bir fotoğrafını bile çekmeden sabah alıp çıkınca evden bloga da koymak nasip olmuyor…ama sorumluluk projemizin fotoğrafı var onu en kısa zamanda anlatmak istiyorum
Sevgiler

29 Kasım 2011

Sevgili Bezni'ye sürpriz baby shower partisi yaptık


Uzun zamandır aklımdaydı arkadaşıma sürpriz bir parti yapmak ama kış – iş – güç – hastalıklar derken bir fırsatını bulamadık. Derken Burcu ile Bezni’ye neden baby shower yapmıyoruz dedik, öncelikle sevdiği dostlarını çağırdık ve işin en keyifli yanına başladık, süslemeler ve hediyeler, kesinlikle size tavsiye ediyorum, bir arkadaşa yapılabilecek en değerli hediye bence o kişiye yapılabilecek bir sürpriz’dir, ben arkadaşımın gözünde o mutluluğu gördüm size de şiddetle tavsiye ederim.
Bir çok yerden yapılacaklar hakkında detay bulabilirsiniz; ama bende size hemen anlatayım, öncelikle cinsiyete göre renk belirleniyor ve tema bunun üzerine oluyor, bir koltuk hamileye hazırlanıyor, koltuk zevkinize göre süsleniyor,
ben de çok foto yok ama ben uçak şeklinde kurabiyeler yaptım, bisikletten bir sepet aldım ve  uçak kurabiyelerini buraya yerleştirdim, sonra özel bir hediye istedim bu konuda KEÇELİ HAYAT Ece’den harika bir destek geldi ve keçeden bir erkek çocuk ile bana harika bir hediye hazırladı…
Bu partide hediye olarak annenin işine yaracak hediyeler verilmesi tavsiye ediliyor, bebek bezi, tırnak makası, şampuan, önlük, biberon vb.
Çeşitli oyunlar oynanıyor; annenin karın çevresi kaç cm, kaç kilo, en yakın tahmin edene de küçük hediyeler verebilirsiniz J
Bu arada yeme ve içme köşemizde de enfes lezzetler vardı ama ben o heyecanla fotoğraflayamadım…
Ama çok güzel ve eğlenceli bir gündü, Allah bir avazda sağlıkla Çağan'a kavuştursun seni arkadaşım..
Herkese sevgiler
PS: eceye sipariş vermek için bloğundan yararlanabilirsiniz; bloğu ile yoğunluktan ilgilenemiyor ama harika seçenekler bulabilirsiniz..KEÇELİ HAYAT


12 Kasım 2011

Ispanaklı Bulgur Köftesi


Eskilerden kalma sımsıcak bir tarif ne zamandır da aklımda yapacağım diyorum aylarlardır, en sonunda girdim mutfağa eskiler canlandı aklımda, gitler – geller de olsa yılmadım, Defne de yardım etti, yaptık köfterimizi afiyetle de yedik, bir çok ismi var tarifin yöresel olarak farklılıkları da olsa lezzetler değişken de olsa her biri ayrı bir güzel her biri ayrı görsel, ben ıspanaklısını severim, salçalı ve maydanozluda yapılır, ama ne yaparsanız yapın sarımsak koymazsanız tam lezzetini yakalamak zor oluyor…ben hemen bulgur tarifimi vereyim size ;

Bulgur Köfteleri:
2 su bardağı köftelik bulgur, (öncede yıkayıp suyunu çektirin ve şişmesini bekleyin)
1 su bardağı un,
1 adet yumurta,
1 tatlı kaşığı kimyon,
1 yemek kaşığı domates salçası,
1 yemek kaşığı biber salçası,
Tuz-karabiber,
Sıvı yağ
Bu harcı iyice yoğurup fındık veya ceviz büyüklüğünde küçük parçalara ayırıp elimizi yağlayarak yuvarlıyoruz, sonrasında ister sıcak kaynamış suya atıp haşlayabilirsiniz, isterseniz de benim yaptığım gibi az sıvı yağ ile teflonda pişirebilirsiniz J
Ispanak Kavurması:

2 küçük bağ ıspanak
1 baş soğan
2 diş sarımsak
Yarım çay bardağı sıvı yağ
Tuz,
Bir tatlı kaşığı domates salçası
Bir tatlı kaşığı biber salçası
Soğan, sarımsak yağ ile kavrulur salçalar da ileve edildikten sonra suyunu iyice sıktığınız ve kestiğiniz ıspanaklar eklenir. İki tarifte ılıkken harmanlanıp servis edilir.

Afiyet olsun

11 Kasım 2011

Yufka Dürüm İşleri


Hep söylerim biz yemek için yaşayan bir aileyiz diye, kızıma açtığım bloğumda bile çoğu zaman yeme içme tariflerinin de yer alması bundandır, biz çünkü yemek yaparken eğlenen, yemek yerken gülen, zamanımızı da mutfakta geçiren bir aileyiz, kuzenim Meriç’te geçtiğimiz haftalarda artık bu işi bir profesyonel hale getirmenin zamanıdır dedi ve hem lezzetli, hem temiz, hem güvenerek yiyeceğimiz bir mekan açtı, bir çoğunuz biliyorsundur gerçi YUFKA DÜRÜM biz açılışına da şahit olduk, Defne et yemeyen çocuk bir dürümü bitirdi, çünkü içinde tarifi sır olan soslar var J bu soslar lezzeti daha da güzelleştiriyor, bunun dışında kepekli undan yufka, sebzeli döner, yufkaburger gibi alternatif lezzetler de var, yani ben size kesinlikle bu mekanı tavsiye ediyorum..

enfes etli dürüm
Ailecek bir aradayken

dürümler hazırlanırken

her şey organik

ve beklenen final
Sevgili kardeşim Meriç tekrar hayırlı ve uğurlu olsun, biz Defne ile bol bol geleceğiz dürüm yemeğe,
sevgiler

04 Kasım 2011

İÇİMDEN GELDİĞİ GİBİ...

Biliyorum küçük kuzum; bu aralar bloğunla hiç ilgilenmedim, kış erken geldi, işler yoğunlaştı, seninle ilgilenmek-işim-evim!! derken….!!biliyorum yalan söylüyorum pekte içimden gelmedi galiba birşeyler yazmak, çocuklar orada evsiz – okulsuz, belki de kimsesiz kalmışken, ne söylenir ne yazılırdı ki, şimdi geldi bayram; gülen gözlerin derinliklerinde olsa da bir acı, buda geçecek buda aşılacak merak etme sen, aklımda hep bir kırmızı papuç var bu bayramla ilgili “kırmızı papuç” isteyen ama alamayan minikler, isteyecek kimsesi olmayan minikler, kırmızı papuçu olmadan melek olanlar…Babamın bana aldığı kırmızı rugan papuçlar geldi sonra aklıma, ayağımdan çıkarmadığım, ayağımda onlar varken kaygı duymadığım papuçlar.. eve dönecek miyim okulum sağlam mı evim sağlan mı diye; okula bilgilendirmek için gelirlerdi ama süt içmemiz için diş fırçalamamız için eğitim verirlerdi.. şimdi sen evde sana okulda öğretilen deprem tatbikatından bahsederken içim acıyor, evde bulduğun ve bize koşarak gösterdiğin hayat üçgeni alanının önünden bile geçerken tüylerim ürperiyor, keşke hayat bu kadar zor olmasa, keşke bunları öğrenmek zorunda bile kalmadan büyütebilsem seni,  ama olmuyor kalp kuşum…Ben seni hayatı bir masal tadındaymış gibi yetiştirmeye çalışırken sen gerçeklerle yüzleşerek gerçekleri öğrenerek büyüyorsun, evet acı ama ben sana hiçbir zaman Deprem bölgesinde yaşadığımızı söylemedim, ben sana kurban bayramının anlamını kurban bayramın ne anlama geldiğini tam anlatamadım L sen kurban kelimesinin kurbağa bayramı olduğunu düşünürken nasıl diyebilirdim ki! ne yazık ki Defne nasıl ki 23 nisan çocuk bayramı, nasıl ki şeker bayramı şeker ve tatlı yeme bayramı olarak biliyorsa, gördüğü koyunların ve ineklerin de bir bayramı olduğu düşüncesinde(en azından kurbağa bayramı olmadığını anlatabildim! Defnecik Kurban bayramını Kurbağa bayramı olarak anlamış neyse ki anlattık kurbağa bayramını henüz kutlamadığımızı), bu yazıları okuyacak kadar büyüyünce öğrenecek nasılsa, bayramın anlamı yeterince biliyor, sevginin – dostluğun- kardeşliğin- bağlılığın anlamını biliyor, bu bayram harçlıklarının nereye gideceğini biliyor Defne; bu bayram kırmızı papuç giymeyeceğini de giyemeyeceği kardeşlerinin de olduğunu da bildiği gibi, bence bu kadarını bilmesi yeter, Bu zor günleri hep birlikte aşmak ve güzel günlerde görüşmek dileği ile…